Epic’in Türkçesi Ne?
Geçenlerde arkadaşlarla buluşmuşken, birinin YouTube videosunda bir şey gördüm ve ağzımdan “Vay, bu gerçekten epic!” dedim. Ve sonra içimden bir ses, “Epic’in Türkçesi ne?” diye fısıldadı. Hani, biz gençler arada sırada başka dillerden kelimeler kullanıyoruz ya, ama bir noktada “Hadi bakalım, Epic’i Türkçeye nasıl çevirebiliriz?” diye bir soru takılıverdi kafama. Düşünmeden duramam, çünkü her şeyin cevabı var. Ne de olsa İzmirliyim, her şeye bir anlam, bir açıklama, bir espri bulmam lazım!
Epic’in Türkçesi Ne? Çevirebilir miyiz?
Şimdi, önce “epic” kelimesinin tam olarak ne anlama geldiğine bakalım. Benim gibi 90’lar çocuğu birisi için, epic genelde “çok ama çok havalı, olağanüstü, sıradışı” anlamlarına gelir. Ama bir anlamda da biraz abartılıdır, yani “epik” derken sanki her şey bir film sahnesine dönüşmüş gibi bir hava vardır.
Mesela, sabah işe giderken tramvayda biri yerinden kalkıp da “Ben şimdi kalktım, sabah erken kalkmam çok epikti!” dese, o zaman o kişi gerçekten epic bir olay yaşamıştır, çünkü “epic” olaylar günlük yaşamda fazla olmaz, değil mi? Benim de hayatta pek çok “epic” anım oldu. Ama hepsini size anlatmam. Birinin sabah kalkıp “Epic” demesi gibi, buna benzer “normalde anlatılmaz” bir dolu anım var. Ama tabii her “epic” anı da gerçekten epik olmayabiliyor. Hadi, bir örnek üzerinden düşünelim.
Bir Örnek: Kafede Epic Bir An
Bir gün kahve içmek için kafeye gittim. Dışarıda rüzgar var, tam İzmir havası. İçeri girdim, bir bakıyorum, etrafımda herkes telefonuna bakıyor. Durduk yere, kafe garsonu yanıma gelip “Kahveniz nasıl, efendim?” dedi. Hadi bakayım, en havalı cevabımı vereyim dedim ve kafamdakileri söyledim: “Epic!” Bu, normalde muhtemelen “Gayet güzel, teşekkür ederim.” demem gereken bir an, ama işte içimdeki “epic” ruhu beni alıp götürdü.
Garson, “Nasıl yani?” diye bir soru sordu, haliyle. Biraz kafamı toparlayıp, “Yani çok güzel, çok kaliteli bir kahve, kahveye çok saygı duyuyorum, tam bir kahve canavarıyım” dedim. Sonra biraz daha ilginçleştirip “Bana her şey epic gibi geldi bugün” dedim. Bu arada, garson hala şaşkın. “Evet, anladım ama nasıl yani?” diyor. İçimden “Ah, ne kadar detaycı bir insanım, ya da garson epic bir kahve sunmuşsa, burası aslında epic bir yer olabilir mi?” diye düşünüyorum.
Epic’in Türkçesi: Kısa ve Öz Cevap
Evet, bu kadar uzun yazdım, ama soruya gelelim: Epic’in Türkçesi ne? Eğer kelimenin tam anlamıyla çevirirsek, Türkçeye epik olarak geçmiş. Ama gelin, gerçek anlamda kelimenin Türkçesi biraz daha komplike. Şu an çok basit bir şekilde söylemem gerekirse, “epic” diyebileceğimiz şeylerin Türkçesi, “olağanüstü” ya da “harika” gibi ifadeler olabilir. Ama öyle her şeyde de “epic” dememek gerek.
Mesela, birini tebrik ettiğimde “Çok epic bir iş çıkarmışsın!” desek, o zaman gerçekten biraz abartmış oluruz. Bunu, doğru yer ve zamanlarda, abartılı bir şekilde kullanmak lazım. Yoksa basit bir “çok iyi”nin yerini almaz, her şeyin üstünde bir anlam taşır.
Epic Bir Gün, Epic Bir An
Tabii ki, hayatımda birkaç “epic” anım oldu. Lise zamanlarımda, arkadaşlarla birlikte okul çıkışı sinemaya gitmek için parayı topladık. Paralarımız yetmedi ama sinemaya girmeyi başardık. O anki moral, neşemiz, tam bir “epic” anıydı. Herkesin yüzünde büyük bir gülümseme vardı. Gerçekten de hayat bazen bir film gibi olabiliyor. Birazcık hayal kurarak, “epic” anlar yaratabilirsin, çünkü bazen hayatın küçük sırları bu tür “epic” olaylarla çok daha parlak hale gelir.
O zamanlar, belki de İzmir’in sıcak yaz akşamlarını yavaşça geçiren bir grup genç için “epic” anlar, en basit halleriyle geldi. Ama işte bazen “epic” kelimesi, sadece bir kelime olmaktan çıkar ve duygusal bir yoğunluk, bir aşırılık kazanır. Yani, her “epic” anı da hayatınıza yansıyamaz, bazen yaşadığınız anın aslında çok “epic” olduğunu fark edersiniz.
Kapanış: Epic’in Türkçesi, Hayatın Kendisi
Ve işte bu yazıda size anlatmak istediğim aslında şu: Epic’in Türkçesi ne? Gerçekten bir anlamda çok “epik” ve havalı bir şey olabilir, ama ne olursa olsun, her zaman kendi hayatımıza ve anlarımıza göre, “epic” olan şeyleri yaratabiliriz. Ne de olsa, bu dünyada herkesin hayalleri farklı. Bazen bir sabah kahvesi, bazen de lisede geçirilen unutulmaz bir an bir “epic” anı olabilir. Önemli olan onu ne kadar anlık yaşadığın ve ne kadar içinden geldiğiyle ilgilidir.
Sonuçta, her anı “epic” yapabiliriz. Geriye sadece o anın içindeki kıvılcımları görmek, o “epik” anı yaratmak kalıyor.