Göz Altı Torbalarından Nasıl Kurtulabiliriz? Öğrenmenin Işığıyla Yorgunluğun Pedagojisi Bir eğitimci için her yüz bir hikâyedir; her bakış, öğrenmenin izini taşır. Gözlerin altındaki o yorgunluk halkaları bile — “göz altı torbaları” — aslında sadece fiziksel bir durum değildir. Onlar bazen, gece boyunca süren bir çabanın, bitmeyen bir öğrenme arayışının, hatta zihinsel yorgunluğun birer sembolüdür. Göz altı torbalarından nasıl kurtulabiliriz? sorusu bu yüzden yalnızca bir kozmetik mesele değil, aynı zamanda bir pedagojik problemdir: öğrenme süreçlerimizi, yaşam dengemizi ve farkındalığımızı yeniden nasıl düzenleyebiliriz? — Yorgunluk Bir Öğrenme Biçimi midir? Öğrenme, yalnızca bilgi edinmek değil, aynı zamanda dönüşmektir. Ancak bu dönüşüm, tıpkı kas…
12 YorumKategori: Makaleler
Görgü Kurallarına Uymak Bize Ne Kazandırır? Antropolojik Bir Bakış Bir antropolog olarak farklı kültürlerin ritüellerini, sembollerini ve gündelik yaşam pratiklerini gözlemlediğimde, insanlığın ortak bir dili olduğunu fark ederim: saygı. Bu saygı, toplumdan topluma değişse de özü aynıdır; bireylerin birbirine, topluma ve doğaya karşı kurduğu anlamlı bir bağdır. Görgü kuralları da tam olarak bu bağın görünür hale geldiği sosyal kodlardır. İnsanlık tarihine baktığımızda, görgü yalnızca “nezaket”in değil, toplumsal düzenin, aidiyetin ve kimliğin de taşıyıcısı olmuştur. Ritüellerin ve Görgü Kurallarının Kökeni Antropolojik açıdan görgü kuralları, ritüellerle iç içe geçmiş toplumsal davranış biçimleridir. İlkel kabilelerden modern şehir toplumlarına kadar her topluluk, bireylerin davranışlarını…
14 YorumGörevsizlik Kararı Verilirse Ne Olur? — Psikolojik Bir Derinlik Analizi Bir psikolog olarak, insan davranışlarını sadece yüzeyde değil, derinlerdeki bilişsel, duygusal ve sosyal dinamiklerle anlamaya çalışırım. Hukukun soğuk diliyle “görevsizlik kararı” denilen bir olgunun bile, bireylerin iç dünyasında yankılanan psikolojik süreçleri vardır. Bu yazıda, “Görevsizlik kararı verilirse ne olur?” sorusuna yalnızca hukuki değil, insanın duygusal ve bilişsel dünyası üzerinden yanıt arayacağız. Çünkü her karar, insan zihninde bir anlam üretir — özellikle de “yetkisiz” bulunmak, bir tür “reddedilme” duygusunu tetikleyebilir. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden: Yetkisizliğin Anlam Arayışı Bilişsel psikolojiye göre insanlar, yaşadıkları olayları anlamlandırmak için içsel modeller kurar. “Görevsizlik kararı” hukuki anlamda…
10 YorumGram Kuvvet: Kuvvet Birimi mi, Yoksa İnsan Zihninin Ağırlığı mı? Bir psikolog olarak, çoğu zaman insanların kavramlara yüklediği anlamların, o kavramların fiziksel karşılıklarından çok daha derin olduğunu fark ederim. “Kuvvet” sözcüğü de bunlardan biridir. Fiziksel dünyada birimlerle ölçülen bir olgu olarak kabul edilir: Newton, gram-kuvvet (gram-force), din, joule… Ancak psikolojik bir bakışla ele alındığında, kuvvet yalnızca bir fizik terimi değil; aynı zamanda insanın direnme, başa çıkma ve kendini var etme gücüdür. Peki, “gram kuvvet” yalnızca bir kuvvet birimi midir, yoksa insan zihninin ağırlığını da mı simgeler? Fiziksel Birimden Psikolojik Sembolizme Fiziksel anlamda gram kuvvet (gf), bir gramlık bir kütlenin Dünya…
14 YorumDolandırıcılar Kişisel Bilgilerine Nasıl Ulaşıyor? Küresel ve Yerel Dinamiklerle Derinlemesine Bir Bakış Hayatta en savunmasız kaldığımız anlar çoğu zaman en sıradan olanlardır. Sabah e-postalarımızı kontrol ederken, sosyal medyada gezintiye çıkarken ya da bir çevrim içi alışveriş sitesinde form doldururken… İşte tam o anlarda, farkında olmadan kişisel bilgilerimizin bir kısmını ardımızda bırakırız. Bu küçük kırıntılar, dijital dünyanın karanlık köşelerinde pusuda bekleyen dolandırıcılar için altın değerindedir. Peki, onlar bu bilgilere nasıl ulaşıyor? Hangi yolları izliyorlar? Ve bu durum farklı kültürlerde nasıl algılanıyor? Gelin, bu sorulara hem küresel hem de yerel bir perspektifle birlikte yanıt arayalım. — Dijital Çağın Yeni Tehdidi: Kişisel Verilerin…
14 YorumGücün Görünmeyen Yüzü: Ampirik Davranış Nedir? Bir siyaset bilimci için toplum, yalnızca yasalar ve kurumlarla değil, bireylerin davranış kalıplarıyla da şekillenen canlı bir organizmadır. Her birey, içinde bulunduğu sistemin hem ürünü hem üreticisidir. Bu nedenle siyaset bilimi, yalnızca fikirlerin değil, davranışların da analizini yapar. İşte bu noktada karşımıza çıkar: ampirik davranış. Ampirik davranış, insanın politik ve toplumsal bağlamda gözlemlenebilen, deneyime dayalı tutum ve tepkileridir. Bir seçmenin oy verme eğilimi, bir kurumun karar alma biçimi ya da bir liderin kriz anındaki refleksi, hepsi ampirik davranış örnekleridir. Bu davranışlar, soyut ideallerden değil, somut çıkar ilişkilerinden, tarihsel deneyimlerden ve toplumsal alışkanlıklardan beslenir. Ampirik…
12 YorumAnalog Kamera Ne Demek? Teknolojinin Kalbine, İnsanlığın Gözünden Bakmak Bir toplumun teknolojiyle kurduğu ilişki, sadece gelişmişlik düzeyini değil, aynı zamanda değerlerini de yansıtır. “Analog kamera ne demek?” sorusu ilk bakışta teknik bir merak gibi görünse de, aslında hem geçmişle bağımızı hem de bugün teknolojiyi nasıl kullandığımızı anlamak için güzel bir fırsattır. Bu yazıda, analog kameraları sadece teknik bir kavram olarak değil; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden de ele alarak hep birlikte düşünelim. Analog Kamera Nedir? Basit Bir Tanımın Ardındaki Derinlik Analog kamera, görüntüleri dijital ortama değil, elektriksel sinyallere dönüştürerek DVR (Digital Video Recorder) gibi kayıt cihazlarına aktaran sistemdir.…
6 Yorum1/3’ün Ondalık Gösterimi Nedir? Siyaset Biliminde Gücün Sonsuz Döngüsü Bir siyaset bilimci olarak, toplumun güç dinamiklerini incelerken bazen en basit matematiksel metaforlar bile derin siyasal gerçeklikleri açığa çıkarabilir. 1/3’ün ondalık gösterimi olan 0.333… — yani sonsuza kadar süren bir tekrar — bize iktidarın doğası hakkında düşündürücü bir model sunar. Tıpkı bu sayı gibi, iktidar da tam olarak “bitmez”; el değiştirir, biçim değiştirir, ama hep bir döngü içinde var olur. Peki, 1/3 gibi görünen bu tekrarın içinde hangi toplumsal kırılmalar gizlidir? Gücün bölünebilirliği gerçekten mümkün müdür, yoksa her bölünme yeni bir iktidar biçimi mi yaratır? İktidarın Matematiği: Bölünemez Bütünlük ve Sonsuz…
10 YorumiPhone’da Uygulama Gizleme Nasıl Yapılır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Güç, İdeoloji ve Toplumsal Düzen Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen: Bir Siyaset Bilimcisinin Bakışı Siyaset, iktidarın, güç ilişkilerinin ve toplumsal düzenin nasıl şekillendiğini anlamamıza olanak tanır. Her kurum, her politika, her ideoloji, toplumu belirli bir düzende organize etme çabasıyla şekillenir. Benzer şekilde, dijital dünyanın sunduğu olanaklar ve güç dinamikleri de aynı şekilde toplumsal ilişkilerle bağlantılıdır. Bugün, mobil cihazlar ve uygulamalar, kullanıcılar üzerinde çeşitli güç ilişkilerinin inşa edilmesinde önemli bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle, iPhone’da uygulama gizleme işlemi, dijital dünyadaki güç ve iktidar ilişkilerinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Bu yazıda, iPhone kullanıcılarının…
10 YorumHer Konuşma Gıybet Mi? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Pedagojik Bir Bakış Öğrenmenin Gücü: Konuşmaların Toplumsal Yansıması Eğitimcilerin en değerli keşfi, öğrencilerin yalnızca bilgi edinmekle kalmayıp, aynı zamanda kendilerini dönüştürdüklerini görmek ve bununla birlikte toplumsal yapıyı şekillendiren bireyler olarak gelişmeleridir. Öğrenme süreci, sadece okulda edinilen teorik bilgilerle sınırlı değildir. Her bir etkileşim, her bir konuşma, bilinçli ya da bilinçsiz olarak bir öğrenme fırsatıdır. Ancak, “Her konuşma gıybet mi?” sorusu, günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız bir mesele haline gelebilir. İnsanlar arasında yapılan konuşmalar, bazen düşünmeden, bazen ise kasıtlı olarak başkalarını hedef alabilir. Bu sorunun pedagojik açıdan incelenmesi, toplumsal bağlamda ne tür etkiler doğurduğunu…
8 Yorum