Hz. Bilal Nerede Vefat Etti? Bir Antropolojik Perspektiften İnceleme Antropoloji, insanlık tarihini ve kültürünü derinlemesine anlamayı amaçlayan bir bilim dalıdır. Kültürler, kökenlerden günümüze kadar farklı coğrafyalarda şekillenmiş ve birbirinden çok farklı gelenekler, ritüeller, semboller ile bu insanlık tarihini inşa etmiştir. Her kültür, kendisini anlamak ve tanımlamak için çeşitli semboller, topluluk yapıları ve kimlikler oluşturmuş, bunlar üzerinden bir arada yaşamayı başarmıştır. Bir antropolog olarak, tarihin derinliklerinden bugüne, özellikle de dini figürlerin yer aldığı kültürel ritüelleri, sembolleri ve toplulukları merakla incelemek her zaman ilgi çekici olmuştur. Hz. Bilal, İslam tarihinin önemli figürlerinden biri olup, İslam’ın ilk müezzini olarak bilinir. Müslümanlar, Hz. Bilal’i,…
14 YorumEtiket: bir
Pazarlamacılar Nasıl Çalışır? Kahve, Kaos ve Kusursuz Stratejinin Dansı! Pazarlamacılar… Onlar sabah kahvesini içmeden bir kampanya tasarlayabilir, aynı anda üç platformda kriz yönetebilir, üstüne bir de “hikâye anlatımı” dersi verebilir. Dışarıdan bakınca sanki sürekli PowerPoint’le flört eden bir insan türü gibiler ama aslında pazarlama dünyası, yaratıcılıkla mantığın tango yaptığı bir sahne! Gelin, bu enerjik ama karmaşık türü birlikte gözlemleyelim. Kahvenizi alın, çünkü birazdan bir pazarlamacının beyninin içinden geçeceğiz — ve orası asla sessiz bir yer değildir. — Sabah Rutinleri: Kafein, Kaos ve KPI Üçgeni Bir pazarlamacı sabah işe geldiğinde ilk iş olarak e-postaları değil, “veri tanrılarının mesajlarını” kontrol eder. Google…
10 YorumGüvenlik Kamera Görüntüleri Delil Olur mu? Edebiyatın Gözüyle Görünen ve Görülmeyen Hakikat Bir edebiyatçının kalemiyle söyleyelim: Kelimeler, bazen bir anın tanığı, bazen de o anın kendisidir. Yazı, geçmişin yankısını bugüne taşır; tıpkı bir kamera görüntüsünün zamana direnen bir iz gibi kalması gibi. Ancak soru şu: Bir görüntü gerçeğin kendisi midir, yoksa yalnızca bir anlatı mıdır? “Güvenlik kamera görüntüleri delil olur mu?” sorusu, hukuk kitaplarının ötesine taşan, görmenin, inanmanın ve anlatmanın doğasını sorgulayan bir meseledir. Bu yazıda, edebiyatın tanıklık, hafıza ve hakikat temaları üzerinden bu soruya bakan bir yolculuğa çıkıyoruz. Görmek mi, Anlamak mı? – Anlatının İki Yüzü Edebiyat tarihinde “görmek”…
10 YorumMavi Uğur Böceği Var mı? Umudun Rengi Üzerine Bir Hikâye Bir yaz akşamıydı. Rüzgâr hafifti, gökyüzü lavanta rengindeydi. Elif balkonda oturmuş, eski bir fincandan çayını içiyordu. O sırada yanına Ali geldi — Elif’in çocukluk arkadaşı, bir o kadar da zıddıydı. Elif duygularla düşünürdü, Ali mantıkla. Elif bir çiçeğe dokunurken onun hikâyesini hayal ederdi; Ali ise o çiçeğin fotosentez hızını hesaplamaya kalkardı. O gece, ikisinin de dünyasını değiştirecek bir şey oldu: Mavi bir uğur böceği gördüler. — Bir Böceğin Getirdiği Sessizlik Elif heyecanla parmağını uzattı. > “Ali, bak! Mavi uğur böceği! Hiç gördün mü böyle bir şey?” Ali gözlerini kısarak baktı.…
12 YorumGüneşlenmek Sağlıklı mı? Bir Psikoloğun Zihinsel ve Duygusal Merceğinden Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Güneş ışığı tenimize değdiğinde içimizde bir şeyler uyanır. Sanki doğa bize “yaşıyorsun” der. Fakat bir psikolog olarak kendime şu soruyu sordum: Güneşlenmek neden bu kadar iyi hissettiriyor? Bu yalnızca biyolojik bir tepki mi, yoksa zihinsel ve duygusal bir anlamı mı var? İnsan davranışlarının derinliklerine indiğimizde, güneşlenmenin aslında sadece D vitamini almakla sınırlı olmadığını, ruhsal dünyamızın da bu deneyimden beslendiğini görürüz. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden: Işığın Beyindeki Dansı Bilişsel psikoloji, düşünme, algılama ve öğrenme süreçlerimize odaklanır. Güneş ışığı, beynimizin en temel kimyasallarını etkiler. Özellikle serotonin ve melatonin hormonlarının dengesi,…
6 YorumGüneşin Dünyaya En Yakın Olduğu Zaman: Gücün ve Toplumun Yörüngesinde Bir Dönemeç Bir siyaset bilimci olarak gökyüzüne baktığımda yalnızca astronomik bir olgu görmem; orada iktidarın, düzenin ve insanın doğayla kurduğu ilişkinin metaforu yatar. Güneşin dünyaya en yakın olduğu zamana “perihel” denir. Fakat bu yalnızca bir astronomi terimi değildir; insanlık tarihinin iktidar döngülerine, toplumsal enerjinin yükseldiği ve yeniden şekillendiği zamanlara da işaret eder. Tıpkı Dünya’nın yörüngesinin eğikliği gibi, toplumlar da zaman zaman merkeze — yani güce — en yakın noktalarına yaklaşır, sonra yeniden uzaklaşır. Perihel ve İktidarın Isısı Perihel, iktidarın doğasını anlamak için çarpıcı bir metafordur. Dünya Güneş’e en yakın olduğunda…
10 YorumF&F 11 Ne Zaman Çıkacak? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Eğitimde Yeni Ufuklar Bir eğitimci olarak, öğrenmenin dönüştürücü gücüne her zaman inandım. Öğrenmek, yalnızca bilgiyi almak değil, aynı zamanda bu bilgiyi bir araca dönüştürüp hayatımıza anlam katmaktır. Öğrenme süreçleri, bireylerin sadece kişisel gelişimlerini değil, toplumsal yapıları da etkiler. Bu nedenle eğitim ve öğrenme, sadece bir aktarma süreci değil, insanları dönüştüren bir yolculuktur. Öğrenme teorilerinin, pedagojik yöntemlerin ve toplumsal etkilerin birleşimiyle şekillenen bu yolculuk, bazen pop kültürün etkisiyle de şekillenebilir. Bu bağlamda, “F&F 11 Ne Zaman Çıkacak?” sorusu, sadece bir film merakının ötesine geçerek, öğrenme ve gelişim süreçlerine dair önemli sorulara da…
6 YorumKapalı Yayın Ne Demek?: Sessizliğin İçindeki Hikâyeyi Duymak Size bir hikâye anlatmak istiyorum… Belki de hepimizin hayatında bir kez bile olsa duyduğu ama tam olarak anlamını düşünmediği bir kavram üzerine: “Kapalı yayın.” İlk bakışta teknik gibi görünen bu kelime, aslında insan ilişkilerinde, iletişimde ve hatta hayatta karşılaştığımız en derin sessizliklerin de bir metaforu olabilir. Çünkü bazen yayın açık olsa bile kimse bizi duymuyordur. Bazen de kapalı yayın, en çok şeyi anlatan sessizliktir. Deniz ve Kerem: Farklı İki Bakış, Aynı Gerçek Deniz, duygularını kelimelere dökmeyi seven bir yayıncıydı. Sosyal medyada canlı yayınlar yapar, insanlarla bağ kurar, onların hikâyelerini anlatırdı. Onun için…
12 YorumBir Tarihçinin Gözünden: Akıllı Defterin Hikâyesi ve Bilginin Dönüşümü Tarihi anlamak, yalnızca geçmişte olup bitenleri değil, bugün hayatımıza yön veren kavramların köklerini de incelemeyi gerektirir. Bir tarihçi olarak her yeni teknolojik nesneye baktığımda şu soruyu sorarım: “Bu, insanın bilgiyle kurduğu ilişkiyi nasıl değiştirdi?” İşte akıllı defter kavramı da bu sorunun modern bir yansımasıdır. Eskiden mürekkep ve kâğıtla kurulan ilişki, bugün dijital mürekkep, bulut depolama ve yapay zekâ ile yeniden tanımlanıyor. Ancak temelde aynı şey sürüyor: İnsan, bilgiyi kaydetme, düzenleme ve aktarma ihtiyacını sürdürüyor. Akıllı Defter Ne Demek? Tanımı ve Temel Özellikleri Akıllı defter, geleneksel defterin dijital teknolojilerle birleştiği hibrit bir…
14 YorumKamçılamak Ne Anlama Gelir? Aynı Fiile Farklı Gözlerle Bakmak Hayatta bazı kelimeler vardır ki, bir sözlük maddesinden çok daha fazlasını anlatır. “Kamçılamak” da tam olarak öyle bir kelime. İlk bakışta fiziksel bir eylem gibi görünür; ama biraz derine indiğinizde motivasyon, teşvik, mücadele ve değişim gibi sayısız anlam katmanını içinde barındırır. Bugün sana bu kelimeye tek bir pencereden değil, farklı zihinlerin pencerelerinden bakmayı öneriyorum. Erkeklerin analitik ve hedef odaklı, kadınların ise duygusal ve toplumsal bakış açılarını yan yana koyarak “kamçılamak” fiilinin ne kadar zengin bir dünyaya sahip olduğunu birlikte keşfedelim. — Kamçılamak Ne Demek? Sözlükten Başlayalım Öncelikle işin temelini atalım: Kamçılamak,…
14 Yorum