Başlıkta ve Nasıl Yazılır TDK? (Beni Kimse Anlamıyor!)
Yani arkadaşlar, hepimizin hayatında bir “başlık” vardır değil mi? Hani böyle başımıza gelen olaylardan ya da konuştuklarımızdan sonra, birileri gelip “Ne demek istedin şimdi?” diye sorar. Ve o an, insanın başında dönen bir tek cümle vardır: “Başlıkta ve nasıl yazılır TDK?”
Bugün ben de bu konuda bir şeyler yazmak istiyorum. Hadi gelin, birlikte derin bir ‘başlık yazım’ yolculuğuna çıkalım. İzmir’de 25 yaşında bir gencin gözünden, kelimeler ve kuralların nasıl hayatımıza dokunduğunu ve aynı zamanda nasıl komik hale geldiğini keşfedeceğiz. Evet, o “nasıl yazılır TDK?” sorusu, bazen hayatımızın en büyük sorusu olabiliyor. Ama bu yazı biraz farklı olacak. Şu yazım kurallarına boğulmuş, resmi dilde yazılmış şeylerden uzak duracağız. Çünkü hem düşünüyorum, hem de arada bir kahkaha atmaktan çekinmiyorum. Kısacası: Bunlar, hayatın biraz daha komik yanları.
Başlıkta ve Nasıl Yazılır TDK? — Şu İlk Karakteri Bulmanın Zorlukları
Hadi gelin, önce bir tanımlama yapalım. Ne demek bu başlıkta ve nasıl yazılır TDK meselesi?
Hayatımda ilk kez “başlık” koymam gerektiğinde, çok ciddi bir şekilde “Başlık ve nasıl yazılır TDK?” cümlesini yazdım. Sonra dedim ki, “Neyim eksik? Belki bir şey eklemem lazım. Bir noktalama işareti falan… Hadi ya, bir de ünlem koyayım, sanki bir şey olmuş gibi.” Bunu yazarken, bir yandan da “Başlıkta ve nasıl yazılır TDK?” gibi sorular beynimde yankı yapıyordu. Tabii ki, benim gibi her şeyi fazla düşünen bir insan için, her yazı başlığı bir bilmeceye dönüşüyor.
Bir arkadaşım var mesela, ismini vermeyeyim ama ilk kez Twitter’a yazı yazmaya başlamıştı. Bana sordu: “Hangi başlık daha iyi olmuş?” Şu şekilde sıraladı:
“Günümüzün acı gerçekleri”
“Bundan 10 yıl sonra ne olacak?”
“Hayat bir tiyatro sahnesi”
O anda şunu düşündüm: “Vay arkadaş, başlıkların hepsi birbirinden alakasız ama… Hepsi de bana bir şekilde derinlik katıyor.” Kafamda bir şeyler dönmeye başladı. Beni burada izleyen bir edebiyat hocası olsaydı, bu başlıkları “çok derin” bulurdu belki ama ben hepsine gülüp geçtim. Çünkü bir başlık, bazen “yazının özetidir” gibi gelse de, bazen sadece “İçinden geldiği gibi yazmak” daha önemli oluyor.
Başlık Koymak ve TDK Çıkmazı
Bunu yazarken fark ettim ki, hayatımızda, “nasıl yazılır TDK” sorusunun olduğu o anlar çoğu zaman bizim kendi kararsızlıklarımızdan doğuyor. Bu arada, “TDK” da gerçekten başlı başına bir mesele. Herkesin dilinde bir deyim haline gelmiş durumda. Arkadaşım Ahmet, geçen gün bir yazı yazarken “ayrıca” yerine “ayrısına” yazmıştı. Başına TDK’dan ceza kesilse, en son o cezanın “küfürlü” olduğunu düşündü, o kadar anlam yitirdi yani.
Özetle, bazen bizim yazdığımız başlıklar ve cümleler bir yanlışlıkla, bir yanlış yazım sonucu “nasıl yazılır TDK?” sorusuna dönüşebiliyor. “Gerçekten, bu TDK nedir ya?” diye düşünmeden edemiyorsunuz. Benim iç sesim hemen devreye giriyor:
“Başlıkta ve nasıl yazılır TDK, sence” diye soruyorum.
“Ya ne olacak, o da çok önemli değil aslında” diye cevap alıyorum.
Tabii, TDK’nın pek çok kuralı var ama ben bu kuralları bir şekilde içselleştiremedim. Hani çok önemli bir şey var mı, çok zor mu, tam anlayamadım. Gülüyorum ama aslında hepimizin aklındaki soruları dışarıya vurmaktan çekinmiyorum. Yani, düşününce belki biz bu yazım kurallarını daha rahat öğrenebilirdik, ama kimse “güzel bir başlık ve doğru yazım” demedi.
İzmir’de Bir Gün, Başlık Yazımı ve TDK’cı Olmak
Bir gün, İzmir’de sahilde yürürken aklıma takılan bir şey oldu. Birçok insan yazı yazıyor ve başlık koyuyor ama kimse başlık yazarken “Başlıkta ve nasıl yazılır TDK?” diye soruyor. Biraz da ciddi düşünmek istedim. Geçenlerde sosyal medyada bir arkadaşım yazı yazarken, “Vay be, başlık ne kadar kısa olmuş ama!” demişti. TDK’da, bir başlığın kısa olması aslında çoğu zaman iyi bir şey mi, bilmiyorum ama biz genelde en çok “zengin cümle” yapmayı tercih ederiz. Sonuçta en büyük işverenim, insan beynidir.
Bu başlıkları da başka bir açıdan düşündüm: Mesela, “İzmir’de Yaşam ve Gülme” başlıklı bir yazıyı da düşünün. Yani, yazdım ama ne kadar doğru oldu? “Gülme” mi, “gülmek” mi olmalıydı? Ve işte TDK burada bir şekilde araya girmeye başladı.
Bir arkadaşla diyalog başlıyor:
Ben: “Bu başlık nasıl? ‘İzmir’de Yaşam ve Gülme’ mi?”
O Arkadaşım: “Vallahi ben bu başlıkları hep yanlış yazıyorum. Ama ‘gülme’ iyi, bence.”
Ben: “Evet, ‘gülmek’ de olabilir ama daha biraz öyle neşeli, kayıtsız olmalı değil mi?”
İşte, TDK ile olan ilişkim her zaman böyle karışık bir şey. Ama arkadaşlar, şunu unutmamalıyız ki, başlıkta önemli olan bir şeyi iyi ifade etmek! Kısacası, insan TDK’nın kurallarına göre yazabilir ama yazım kuralları bize derinlik katmaz, duygu ve düşünceyi katmalıdır.
Sonuç: Başlıkta ve Nasıl Yazılır TDK?
Bugün başlık yazmak, aslında bir anlamda bir yazar olma yolunda ilk adımımızdır. Ama unutmayalım ki, başlık yazarken amacımız bir yazım hatasından kaçınmak kadar, bazen eğlenmek, bazen düşündürmek, bazen de basitçe “kendimize” ait bir yol açmaktır. İşte bu yüzden, “Başlıkta ve nasıl yazılır TDK?” sorusu sadece yazım hatalarıyla değil, hayatla da bağlantılı bir soru olabilir.
Ve sonunda, iç sesime tekrar kulak veriyorum: “Başlık yazmayı gerçekten seviyorum. Yazmanın ve başlık koymanın gücünü kimse inkar edemez.”